Bu bölümdeki metnin içeriğini inceleyerek mızrak çuvala sığmaz atasözü ile ilgili kompozisyon yazısı adına kısaca fikir sahibi olabilirsiniz.
Gizlenmesi imkansız olan gerçekler vardır. Bunları birileri öğrenmesin diye gizlemek mümkün değildir. Çünkü gerçekler ayan beyan ortada öylece durmaktadır. Kimse fark etmesin diye onları örtbas etmeye çalışmak işe yaramaz. İnsanlar yaptıkları kötü bir şeyi kimse bilmesin diye uğraşsa bile bu yanıltma çabaları sonuç vermez. Gerçekleri gizleme anlamında ne kadar kafa karıştırıcı eylemde bulunulsa da gerçek olan bir şey kendini zaten belli eder, onu yapan da yakayı ele verir.
Mesela bir depremde aynı muhitte bulunan iki binadan biri ayakta kalırken diğeri kolonu kesildiği için yıkılıyor. Şimdi yıkılan bina için depremin şiddetine dayanamadı da yıkıldı demek gerçeği değiştirmiyor. Burada bir örtbas etme amacı vardır. Halbuki kolonları kesilen binaların ayakta kalamayacağı herkesin bildiği bir gerçektir. Burada suçu depreme atmak aslında gerçeği gizleme çabasından ibarettir. Gerçek hayatta buna benzer çok fazla örnekle karşılaşabiliyoruz. İlgili kişiler ihmali, sorumluluğu üstlenmek yerine gerçekleri gizleme çabası içine giriyor. Ancak gerçekler saklanamayacak kadar büyüktür.
Bir şey yaşanmışsa orada bir gerçek söz konusudur. Bu yaşantıdan birileri zarar görmüşse bu izleri saklayamazsınız. Çünkü her kötülük kendinden izler bırakır. İnsanlar suça karıştığında, kötülük yaptığında yakayı ele vermemek için kırk takla atıp ifadelerini değiştirme yoluna giderler ama olanlar bizi gerçek olaya götüren asıl ipuçlarıdır.
Sonuç olarak ortada bir gerçek varsa onu açıkça gösteren deliller de vardır. Bu deliller kimin ne yaptığını doğru bir şekilde gösterir. Hukukçular da bir suçun failini bulmak için delilden suçluya gitmeye çalışır. Suçlu suçunu, kötü gerçeği saklama adına yalan yanlış bilgiler verse bile mızrağın çuvala sığmaması gibi gerçekler de gizlenemez. Dolayısıyla bir gerçek ben buradayım diye adeta bağırır vaziyettedir. Görmesini bilen birini ise hiç kimse kandıramaz.