Bu bölümdeki örnek metni inceleyip fukaranın düşkünü beyaz giyer kış günü atasözü ile ilgili yazılacak kompozisyon yazısı için kısaca fikir edinebilirsiniz.
İnsanlar eski saygınlığını kaybettiğinde mevki kaybının büyük üzüntüsüyle önceki hallerine göre gözleri hiçbir şey görmeyecek kadar umursamaz bir hale gelirler. Artık onlar kimsenin ne dediğini, ne düşündüğünü umursamaz. Hiçbir şey umurlarında değil gibi toplumda aykırı davranmaya başlarlar.
Hayat onlar için artık hiçbir şey ifade etmez. Böyle her şeye boş vermişlik açısından bakarlar. Mevki ve konum kaybı kişiyi böyle umursamaz hallere düşürebiliyor. Çünkü insanın eksi haline baktığımızda bulunduğu makam itibariyle toplumda bir itibarı vardı Şimdi ise bu konumdan uzaklaşınca itibar kaybı yaşamış oluyor. Bu acıyı sindirmek de öyle kolay değildir. İnsanın aklının başından gitmesine, uygunsuz davranışlar göstermesine yol açabiliyor.
Biz çevremizde bazı insanların garip halleri, ilginç davranışlarını ilk başta yadırgıyoruz. Onların böyle aykırı davranışlarına bir anlam veremiyoruz ama o kişilerin gerçekte ne yaşadığı hakkında bilgimiz yoktur. İşte insanlar önceden hangi konumdaydı, şimdi ne hale düştü bunu bilmeden kimsenin davranışlarını garipsememeliyiz.
Fukaranın düşkünü beyaz giyer kış günü atasözüne yüzeysel olarak baktığımızda kış günü beyaz giymek aykırı bir davranışı ifade eder. Fukaranın düşkünü ifadesi de insanın düştüğü toplumsal konumu belirtir. Böyle toplumsal saygınlığını yitirmiş kişilerin garip davranışları olabilir.
Sonuç olarak toplumsal çevrede davranışları normalden farklı olan insanlar belki kötü bir şey yaşamıştır çıkarımında bulunmak daha mantıklıdır. Onların önceki halini bilmediğimizden bu son düştükleri duruma bağlı olarak garip davranışlar sergilemesi üzerine ön yargılı olmamalıyız.