Bu bölümdeki metni inceleyip anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna bile az atasözü ile ilgili kompozisyon yazısı adına kısaca fikir edinebilirsiniz.
İnsanlar neyin doğru, neyin yanlış olduğunu sahip olduğu aklıyla ayırt edebilir. Yani her şeyi tek tek anlatmaya gerek yoktur. Aklı olan düşünür ve yanlış şeylerden kaçınır. Büyüklerin kendisine verdiği öğütleri kulak ardı etmez. Yanlış yapan veya bilmeyen birine onun adına iyi olan bir şeyi bir kere anlatırsın, anlayan anlar, anlamayan zaten kendi bildiğini okur.
İnsan ilişkilerinde anlayışlı olmak çok önemlidir. Çünkü karşınızdaki kişi sizi anlıyorsa her zaman yapıcı bir tavır takınır. Ona her şeyi rahatlıkla anlatabilirsiniz. Karşınızdaki kişi halden anlayan, başka bir deyişle anlayışlı biriyse ona söylediğiniz her şey yerini bulur. Ancak anlamayan birine denk gelirseniz o zaman söylediklerinizin bir anlamı kalmaz. Çünkü anlamayana laf söz kar etmez.
Bir şey anlattığınızda lafı ikiletmeden dinleyen ve sizi anladığınızı düşündüğünüz insanlar gerçekten çok kıymetlidir. Öyle bir tanıdığınız varsa onlarla iletişiminizi daima sürdürmeniz sizin için iyi olacaktır. Bazıları da ne kadar insanca konuşursanız konuşun, ne yaparsanız yapın bir şeyi anlamamakta inat eder. Bu tür kişilerle uğraşmak ise çok eziyet vericidir. Yani o kadar sinirlenirsiniz ki kendinizi kaybedersiniz. Her şey çekilmez bir noktaya gelir. O yüzden diyorum ki laftan anlamayan insanlarla uğraşmak çok zordur. Dolayısıyla söylediklerinizi gerçek anlamda anlayan biriyle konuşuyorsanız bu konuşmanız amacına ulaşır. Ancak her lafa karşı çıkan, sizi anlamamakta direten insanlara ne kadar söylerseniz söyleyin bir yere varamazsınız.
Laftan sözden anlamayanlar başa beladır diyebiliriz. Onların bir şeyi anlaması adına ne kadar farklı şey deneseniz de bunların bir anlamı olmayacaktır. Kendinizi boşa kürek çekiyor gibi hissedip harcadığınız emeğe ayırdığınız zamana üzülürsünüz. İnsan bir şey için çok çaba gösterip de bunun karşılığını beklediği gibi alamayınca, o an ortaya çıkacak ruh halini siz düşünün. Çünkü ne yapsanız da olmayacağı için artık durumu kabullenirsiniz. İnsanların anlama kapasitesi birbirinden farklıdır. Çünkü her insan farklı özelliklere sahiptir. Bu farklılıklar kendini anlama noktasında da göstermektedir. Bazı kişiler çok zekidir. Siz leb demeden onlar leblebiyi anlar. Kıvrak zekaları çok hızlı bir şekilde anlamalarını sağlamaktadır.
Anlayışı eksik bazı insanlar vardır ki ne yapsanız, ne etseniz, en kadar ayrıntıya girseniz de anlamamakta ısrar ederler. Bu onların kötü niyetinden değildir. Sadece anlama kapasiteleri elvermediği içindir. Akıllı olup da anlamamakta ısrar edenler ise işte onlar kötü niyetli olabilirler. Mesela günlük ilişkilerimizde her doğru her yerde söylenmiyor. Bazı konuların üstü kapalı olarak söylenmesi gerekebilir. Bunu anlayışı oldukça iyi olanlar hemen anlayabilir. Fakat anlayış noktasında kıt olan kişiler ne kadar örtülü bir şekilde söylemesek isteseniz de anlayamazlar. Mesele biraz da kafanın basmasıyla ilgilidir. Halden, sözden anlayanlar bunun dışındadır. Anlamak isten için zaten her şey açıktır.
Sonuç olarak açıkça söylenmeyen, kastedilen her şey aklı yerinde olan ve anlayışı gelişmiş kişilerce çabucak anlaşılır. Bir kısım insanlar da meseleyi tam olarak kavramayabilir, ya da anlamazlıktan gelebilir. Onlar için yapacak bir şey olmadığını düşünüyorum. Kastedilen o kadar belli ilken halan anlayamıyorlarsa bu durum onların sorunudur.